|
||||
"Öğretmenlerimizin morali bozuk. Hem de çok bozuk. İçlerinde yıllardır atama bekleyenler var. Hem de KPSSden çok yüksek puan almalarına rağmen. Gelen maillerden bazılarında, "Çalışsınlar, kazansınlar, ne diye onlara bu kadar destek veriyorsunuz" diye tepkiler var"
Öğretmenlerimizin morali bozuk. Hem de çok bozuk. İçlerinde yıllardır atama bekleyenler var. Hem de KPSSden çok yüksek puan almalarına rağmen. Gelen maillerden bazılarında, "Çalışsınlar, kazansınlar, ne diye onlara bu kadar destek veriyorsunuz" diye tepkiler var. Yayınlasam, pek çoğunuz sinir küpü olursunuz. Ama kamuoyunun önemli bir bölümü hatta en yakınlarınız da farklı düşünmüyor değil. Sanıyorlar ki sizler KPSSye yeterince çalışmıyorsunuz, sanıyorlar ki KPSSde size mesleğinize yönelik sorular soruluyor. Oysa hepimiz çok iyi biliyoruz ki KPPSde sorulan soruların aldığınız eğitimle uzaktan yakından ilgisi yok. Yine çok iyi biliyoruzu ki, ne kadar çalışırsan çalış, ne kadar başarılı olursan ol eğer o branşta öğretmen alınmıyorsa ya da yeterince kadro verilmiyorsa ağzınızla ku tutsanız atanmanız mümkün değil. Geçen yıl KPSSde Türkiye birincisi olan arkadaşımızın Fizikten alım yapılmadığı için atanmadığını hepimiz biliyoruz. Yine bazı branşlarda puanlar 50nin altına düşerken, diğer bazı branşlarda 85 üzeri puanı bulunanların hala açıkta olduklarına da hepimiz şahidiz Durum böyle iken atanamamanın faturasını hala sizlere çıkartmaları , kelimenin tam anlamı ile insafsızlıktır...
KPSSnin içeriği değişsin
Pek çoğumuz gibi Milli Eğitim Bakanı Çubukçu da KPSSde sorulan sorulardan rahatsız. Herkese kendi branşında soruların sorulmasından yana ama bu bir türlü gerkçeşleşmiyor, Önümüzdeki günlerde belki de bu konuda da bir kampanya yapmakta yarar var. Çünkü, gerçekten hem çok moral bozucu hem de boşuna zaman kaybı. Eğer branşlara yönelik sorular sorulsa kişiler o alanda çok daha donanımlı hale gelebilirler. Hatta bana kalsa çeşitli proje üretenlere artı puanlar verilse çok daha teşfik edici olur. Öneğin kitap yazana, araştırma yapana, ücretli ya da sözleşmeli öğretmenliğe veya başka proje üreenlere teşfik sağlansa, harcanan emekler boşa gitmemiş olur. Umarız MEB ve ÖSYM bu konuda daha üretken ve daha adil bir sınav sistemi üzerinde anlaşırlar...
Öğretmenlik okumak suç mu?
Bu başlık bir öğretmenimize ait. Öylesine bunalmış ki, eğitim fakültesine girdiğine de, öğretmen olduğuna da sanki bin pişman. Haksız mı? Kesinlikle haklı. Ama yine de doğru olanı yapmış. En azından yüreğinin sesini dinleyip isteği mesleğe yönelmiş. İnşallah en kısa samanda tayini de çıkar ve aşağıdaki satırlara yansıttığı ruh halinden bir an önce uzaklaşır. İşte mektubu:
"bilseydim anamın dizinin dibinde iki yıllık okurdum,sonra il-ilçe de atama şube müdürlerine torpil yaptırır bana en yakın yerde "öğretmen"olarak çalışırdım.
öğretmen olmak meziyet mi sanki... herkes yapar öğretmenliği. sınıfa gir çık kitaptan oku... sonra öğrencilerin sınavlarda sıfır -0- çeksin
önemli olan cebime üç kuruş girmesi. bana ne ne çocukların ne ülkenin geleceğinden.
ahh kafam ahh... ne diye öğretmenlik okudun.
şimdi kpss den daha yüksek almaya çalışma vakti.."
Evet bir yandan öğretmen olduğuna kahrediyor ama öte yandan KPSSye çalışmaya devam ediyor. On binlerceniz bu durumda değil misiniz?... Ama her şeye rağmen moralinizi bozmadan mevcut koşullar içerisinde çalışmalarınıza devam etmelisiniz.. Güzel günler mutlaka gelecektir... |
||||
09/03/2010 23:59 |







