Webdersanesi
2012 ÜDS Bahar Dönemi Başvuruları
2012 ÜDS Bahar Dönemi Başvuruları
17 bin öğretmen atamasında oluşan minimum puanlar
17 bin öğretmen atamasında oluşan minimum puanlar
Fatih Projesi 17 ildeki 52 okulda başladı
Fatih Projesi 17 ildeki 52 okulda başladı

Sınav mı zordu, eğitimin mi kalitesi düştü?

Tarih 14-07-2009   Yorum Ekle !Sen de yorumunu ekle ! Yazi Küçült Yazi Küçült YGS - LYS Hazırlık Video Görüntülü Dersler Konu Anlatımları

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, Türkiye de hemen herkesin korkulu rüyası olan ÖSS sistemini değerlendirirken, ya sınav zordu ya da eğitim kalitesi düştü" dedi.
 
YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, görmeye alışkın olduğumuz, gülümsemeyen YÖK Başkanları ndan hayli farklı. Sıra dışı kişiliği ile öne çıkıyor. Alabildiğine özgürlüklerden yana, önyargısız bir akademisyen. Zor geçen bir çocukluk dönemi yaşamasına rağmen, çok da iyi koşullarda okumasa da çalışarak hayatını kurtarmış. Mücadelesi ve azmi ile aslında ilginç bir başarı hikayesinin de sahibi olmuş. Türkiye de hemen herkesin korkulu rüyası olan ÖSS sistemini, Türk yüksek öğretimini, gelecek yenilikleri kendisiyle konuştuk. Özcan, dobra dobra açıklamalarda bulundu, sözünü hiç sakınmadı.
 
 
YA SINAV ZORDU YA DA EĞİTİMİN KALİTESİ DÜŞTÜ
 
ÖSS sonuçlarının açıklanmasından önce ÖSYM’den ham sonuçları aldıklarını belirten YÖK Başkanı, “Barajı aşan öğrenci sayısı geçen yıla oranla 244 bin daha azdı. Açtığımız kontenjanlar doldurulamayacaktı. Biz de taban puanlarda bir ayarlama yaptık” dedi.
 
YÖK Başkanı olmayı, daha çok öğrencinin üniversiteye girebilmesini sağlamak açısından bir fırsat olarak gördüğünüzü söylediniz. Bu konuda kendinizi başarılı görüyor musunuz?
 
Kontenjan artışlarında çok iyi bir performans gösterdik. İlk yıl yüzde 25, ikinci yıl yüzde 15 artırıldı. Toplamda yüzde 40 eder. Neredeyse lise mezunu her öğrencimiz için üniversitede yer açmış durumdayız. Ama, eskiden bekleyenler olduğu için haliyle yer sıkıntısı oluyor. Eskiden bekleyenleri bir şekilde eritirsek, üniversite sınavında bir sorun kalmayacak. Mesleki ve teknik eğitime yönlendirmemiz bu yüzden.
 
Kontenjanlar artıyor da o kontenjanlar doluyor mu?
 
Geçen sene 23 bin tanesi boş kaldı. Bunlardan 7 bin tanesi lisanstı. Geri kalan 16 bin tanesi ön lisans kontenjanlarıydı. Bir çok öğrencinin üniversiteye girmeyi beklediği bir ülkede 23 bin kontenjanın boş kalması fazla görülebilir. Ama, bu sene o kadar boş olmaz.
 
YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, görmeye alışkın olduğumuz, gülümsemeyen YÖK Başkanları ndan hayli farklı. Sıra dışı kişiliği ile öne çıkıyor. Alabildiğine özgürlüklerden yana, önyargısız bir akademisyen. Zor geçen bir çocukluk dönemi yaşamasına rağmen, çok da iyi koşullarda okumasa da çalışarak hayatını kurtarmış. Mücadelesi ve azmi ile aslında ilginç bir başarı hikayesinin de sahibi olmuş. Türkiye de hemen herkesin korkulu rüyası olan ÖSS sistemini, Türk yüksek öğretimini, gelecek yenilikleri kendisiyle konuştuk. Özcan, dobra dobra açıklamalarda bulundu, sözünü hiç sakınmadı.
 
 
YA SINAV ZORDU YA DA EĞİTİMİN KALİTESİ DÜŞTÜ
 
ÖSS sonuçlarının açıklanmasından önce ÖSYM’den ham sonuçları aldıklarını belirten YÖK Başkanı, “Barajı aşan öğrenci sayısı geçen yıla oranla 244 bin daha azdı. Açtığımız kontenjanlar doldurulamayacaktı. Biz de taban puanlarda bir ayarlama yaptık” dedi.
 
YÖK Başkanı olmayı, daha çok öğrencinin üniversiteye girebilmesini sağlamak açısından bir fırsat olarak gördüğünüzü söylediniz. Bu konuda kendinizi başarılı görüyor musunuz?
 
Kontenjan artışlarında çok iyi bir performans gösterdik. İlk yıl yüzde 25, ikinci yıl yüzde 15 artırıldı. Toplamda yüzde 40 eder. Neredeyse lise mezunu her öğrencimiz için üniversitede yer açmış durumdayız. Ama, eskiden bekleyenler olduğu için haliyle yer sıkıntısı oluyor. Eskiden bekleyenleri bir şekilde eritirsek, üniversite sınavında bir sorun kalmayacak. Mesleki ve teknik eğitime yönlendirmemiz bu yüzden.
 
Kontenjanlar artıyor da o kontenjanlar doluyor mu?
 
Geçen sene 23 bin tanesi boş kaldı. Bunlardan 7 bin tanesi lisanstı. Geri kalan 16 bin tanesi ön lisans kontenjanlarıydı. Bir çok öğrencinin üniversiteye girmeyi beklediği bir ülkede 23 bin kontenjanın boş kalması fazla görülebilir. Ama, bu sene o kadar boş olmaz.
 
HAM NETİCELERİ ALDIK
 
2009 ÖSS sonuçlarında neden bir düzenleme yapıldı?
 
ÖSYM bize ham neticeleri verdi, kağıtların yüzde 99 u okunmuştu. O ham neticelere göre barajı aşan öğrenci sayısı geçen yıla oranla 244 bin daha azdı. Ya imtihan zor geldi çocuklar barajı aşamadılar, ya da liselerde verilen eğitimin kalitesi düşmektedir, o yüzden aşamadılar. Hal ne olursa olsun, geçen seneye oranla daha az çocuk barajı geçmiş durumda. Kontenjanlar da 90 bin civarında arttırılmıştı. Açtığımız kontenjanlar doldurulamayacaktı. Biz de kontenjanlar boş kalmasın diye küçük bir ayarlama yaptık. Geçen sene taban puanları biraz daha aşağıya çekmiştik. Bu sene de ona benzer başka bir teknikle yine bir ayarlama yaptık.
 
ÖSS sistemi gelecek sene yine değişecek, yeniden iki basamaklı sisteme dönülecek neden?
 
İki basamaklı siteme geçmemizin nedeni, herkesin dile getirdiği o meşhur "190 dakika içinde kaderimiz belli mi olacak?" sorusu. Gerçekten insanlar haklı. Bunu yaymak istedik. Öğrenci üzerinde, bırakın öğrenciyi veliler üzerinde büyük bir stres yaratıyor.
 
Bu yeni sistem öğrenciye ne gibi avantajlar sağlayacak?
 
DERS YÜKÜ KALKACAK
 
Bizi bu sisteme iten en önemli neden insanları gerçekten ilgili oldukları alana yönlendirmek. Onun için ikinci aşamayı, iki oturumlu cumartesi, pazar veya bir hafta aralıklarla yapmayı planlıyoruz. Testlere ya da konulara daha fazla önem vermeyi düşünüyoruz. Onun için test sayısını fazlalaştırdık. Üniversitelere "bölümünüze hangi kombinasyonla öğrenci almak istiyorsunuz" diye sorduk. O bilgiler geldi, arkadaşlar o bilgiler üzerinde çalışıyorlar. Mesela, psikoloji bölümü hangi kombinasyonla öğrenci alacak, Türkçe, matematik, sosyal ne kadar olacak, bunlar yüzde olarak belirlenecek ve bir profil ortaya çıkacak. "Şu bölüm şu puanlarla öğrenci alacak" denilecek. Öğrenci o testlerden ilgili olanı seçeceği için büyük bir ders yükünün de altında kalmayacak. Bütün derslere aynı şekilde hazırlanmak gibi bir durumla karşılaşmayacak. İstediği dal hangi dersleri almasını gerektiriyorsa, o testleri alıp yoluna devam edecek. Eskisine nazaran son derece çağdaş bir sistem.
 
GEÇİŞE İMKAN VERİLECEK
 
Sistem gelecek yıl tam olarak uygulanabilecek mi?
 
Evet, önümüzdeki yıldan itibaren uygulanacak. Bildiğiniz o klasik problemlerden hiçbir tanesi olmayacak, ağırlık olmayacak, alan sınırlaması olmayacak. Öğrenciler başarılı oldukları alanda okuyacaklar. Bir öğrenci psikolojiden biyolojiye mi gitmek istiyor, gidebilecek. O tür geçişlere imkan verecek bir sistem yaratmak zorundayız ve bu sitemi yaratmak için uğraşıyoruz.
 
ZAM ENFLASYON KADAR
 
Harçlara yapılan zam oldukça tepki gördü, zam oranını nasıl belirliyorsunuz?
 
Ülkedeki enflasyon ne kadarsa artışı kararlaştırırız. Enflasyon yüzde 8 civarındaydı, biz de harçlardaki artışı yüzde 8 yaptık.
 
Ama 2. öğretimdeki harçlar yüksek...
 
İkinci öğretimde, harçlara hiçbir zaman YÖK karar vermiyor. Üniversitelerden teklif geliyor biz sadece onaylıyoruz.
 
YÖK Ü SİYASETTEN UZAK TUTMAK İSTİYORUZ
 
Ergenekon Soruşturması çerçevesinde bazı akademisyenler gözaltına alındı, bazıları tutuklandı...
 
Ben bu konulara girmiyorum. YÖK ü gerçekten siyasetten uzatmak istiyoruz. Bizden önceki 12 yıla bakarsanız, bu dönem hep hükümetlerle kavgalı geçti. Bundan ne kazandık? Hiçbir şey kazanmadık. YÖK ün hali ortada, YÖK alt yapısı bile olmayan bir kurum haline geldi. Arabası, servis araçları, çalışanların özlük hakları pek çok ihtiyacı karşılanmamış, unutulmuş. Siyasetle uğraşıp, onunla bununla kavga etmek yerine, biz gerçekten bilimsel olan konularla ilgilenmeye, üniversitelerimizi de o bilimsel mecraya çekmek istiyoruz. O yüzden siyasi konulardan özellikle uzak duruyorum.
 
VAKIF ÜNİVERSİTELERİ
 
Vakıf üniversitelerinin kurulmasında özellikle mali açıdan yeni yükümlülükler getirdiniz, neden böyle bir düzenlemeye ihtiyaç duydunuz?
 
Üniversite açacaklardan, 15 trilyon, meslek yüksek okulu açacak olanlardan 5 trilyon civarında mal varlığı istiyoruz. Bunu yapmak zorundayız. Neredeyse birazcık parası olan herkes vakıf üniversitesi açma kararı alıyordu. Bu geleceği belli olmayan üniversitelerin açılmasına sebep olabilirdi. Elimizde 15 tane bekleyen vakıf vardı, 7 si o şartı karşılayamadı, sayı yarı yarıya düştü. Sürdürülebilir olmasına önem veriyoruz. Bu okullar kalıcı olsun istiyoruz, bunlar da vakıfların güçlü olmasına bağlı.
 
Mesleki eğitime çok önem verildiği söyleniyor, bu biraz lafta mı kalıyor?
 
Mesleki teknik eğitiminin yeniden yapılandırılmasıyla ilgili 2 boyutta çalışma yapıldı. Meslek yüksek okullarında iki yıl, dört sömestr olan okulları iki yıl, altı sömestre çıkarmayı planlıyoruz. Bu altı sömestrin üçünün okulda, teorik derslerde, kalan üç sömestrin de pratikte, sanayide, uygulamada geçmesini düzenlemek istiyoruz. Bu süre içinde staj yapacak öğrencilere asgari ücretin üçte biri, ya da yarısı kadar ücret verilmesini ve sigortalanmalarını sağlamayı düşünüyoruz ki program başarılı olsun. Meslek yüksek okullarına imtihansız geçişi kaldırdık. Okullar bu değişikliklerle birlikte endüstrimizin ve ekonomimizin ihtiyacı olan nitelikli ve nicelikli insanları mezun edecekler. Bence Türkiye nin en önemli projelerinden bir tanesi budur.
 
TEKNOLOJİ FAKÜLTELERİ
 
Mevcut okullar yeterli mi bunun için?
 
Bizim meslek yüksek okul düzenlemelerinden daha çok yapmak istediğimiz, Türkiye de daha önceden de kurulmaya çalışılmış, fakat bugüne kadar kurulamamış teknoloji fakültelerini kurmak. Bu fakülteler "uygulama mühendisleri" denilen mühendisleri üretecekler. Bunu yapabilirsek Türkiye nin önü gerçekten açılacaktır. Belki de Türkiye ye en büyük katkımız 4 sene içinde bu okulları kurup, mezun vermelerini sağlamaktır. Bunlar yeni, biraz da pahalı yapılar olacak, birazcık özen göstermeniz gerekiyor. Klasik eğitime nazaran herhalde öğrenci maliyeti üç misli olacak.
 
GÖREV SİZİN HOCAM
 
YÖK Başkanı olmayı bekliyor muydunuz? Süreç nasıl gelişti?
 
32 tane cv toplanmış. Eleye eleye iki kişi kalmış. Ondan sonra bir şekilde mülakat yapıldı. Cumhurbaşkanımızl ile tanıştırıldım, bir saat konuştuktan sonra "görev sizindir hocam" dedi. Cumhurbaşkanımızı da Başbakanımızı daha önceden tanımıyordum. Hiç hazırlığım yoktu
 
YÖK Başkanlığı için bir hazırlığınız var mıydı?
 
İşin en kötü tarafı da buydu zaten, hiçbir hazırlığım yoktu. Öğretim üyesi olduğum için haliyle neler olup bittiğini biliyordum, ama önceden haberim olsaydı belki neler yapabilirim diye bir hazırlığım olabilirdi. Herhangi bir öğretim üyesi bu görevi üstlenebilir ve altından kalkabilir.
 
Sizden önceki YÖK başkanlarıyla hiç görüştünüz mü?
 
Sadece Erdoğan Teziç Hoca ile görüştüm. Teziç Hoca, ben makama oturduktan 15 dakika sonra beni aradı.
 
YÖK YASASI DEĞİŞECEK
 
Artık iyice alıştınız sanırım görevinize, 2547 sayılı YÖK Yasası nı değiştirmeyi düşünüyor musunuz?
 
YÖK Kanunu, anayasa gibi önemli kanunların değiştirilmesi gündeme gelince toplumda büyük tartışmalar çıkıyor. Bu tartışmalar bazı kırılmalara neden oluyor. Nokta atışı yapacağız. 2547 tamamen değiştirilmeyecek, küçük küçük gelecek değişiklikler.
 
YÖK Başkanı olduktan sonra size göre mevzuatta yapılan en önemli değişiklik nedir?
 
Öğretim elemanı alımıyla ilgili yönetmelikte çok önemli bir değişiklik yaptık. Bu, Türkiye nin 15-20 yılını içine alacak. Torpile, sübjektif değerlere açık olan bütün noktaları kaldırdık.
 
BÜROKRATA YENİ İMKAN
 
Yeni üniversiteler açılıyor, bu üniversitelerdeki akademisyen ihtiyacı nasıl karşılanacak?
 
5 yıl bir sıkıntı yaşanabilir. Bunun için de çeşitli tedbirler aldık. Üniversiteler yurt dışından öğretim üyeleri getiriyor. Milli Eğitim Bakanlığı ile YÖK bu yıl bin 400 civarında öğrenci, daha sonraki yıllarda da biner öğrenci olmak üzere 5 inci yılın sonunda 5 bin 400 öğrenciyi yurtdışına yollayacak. TÜBİTAK, doktora için senede bin kişi yollama kararını almıştı. YÖK de bu yıl 140 öğrenciyi gönderecek. Emeklilik yaşını, yeni açılan üniversitede çalışma şartı ile 67 den 72 ye çıkardık. Böylece 5 yıllık bir zaman da oradan kazandık. Bunun yanında Meclis te hem Tam Gün hem de Döner Sermaye Kanunu var. Döner Sermaye Kanunu nun içine dışarıdan anlaşmalı öğretim üyesi çalıştırma şartını koyduk. Üniversiteden ayrılmış, bürokraside çalışır durumda olanlar bir, iki ders vermek için tekrar üniversiteye kazandırılabilir.
 
(Bugün)
 
 
2009 ÖSS sonuçlarında neden bir düzenleme yapıldı?
 
ÖSYM bize ham neticeleri verdi, kağıtların yüzde 99 u okunmuştu. O ham neticelere göre barajı aşan öğrenci sayısı geçen yıla oranla 244 bin daha azdı. Ya imtihan zor geldi çocuklar barajı aşamadılar, ya da liselerde verilen eğitimin kalitesi düşmektedir, o yüzden aşamadılar. Hal ne olursa olsun, geçen seneye oranla daha az çocuk barajı geçmiş durumda. Kontenjanlar da 90 bin civarında arttırılmıştı. Açtığımız kontenjanlar doldurulamayacaktı. Biz de kontenjanlar boş kalmasın diye küçük bir ayarlama yaptık. Geçen sene taban puanları biraz daha aşağıya çekmiştik. Bu sene de ona benzer başka bir teknikle yine bir ayarlama yaptık.
 
ÖSS sistemi gelecek sene yine değişecek, yeniden iki basamaklı sisteme dönülecek neden?
 
İki basamaklı siteme geçmemizin nedeni, herkesin dile getirdiği o meşhur "190 dakika içinde kaderimiz belli mi olacak?" sorusu. Gerçekten insanlar haklı. Bunu yaymak istedik. Öğrenci üzerinde, bırakın öğrenciyi veliler üzerinde büyük bir stres yaratıyor.
 
Bu yeni sistem öğrenciye ne gibi avantajlar sağlayacak?
 
DERS YÜKÜ KALKACAK
 
Bizi bu sisteme iten en önemli neden insanları gerçekten ilgili oldukları alana yönlendirmek. Onun için ikinci aşamayı, iki oturumlu cumartesi, pazar veya bir hafta aralıklarla yapmayı planlıyoruz. Testlere ya da konulara daha fazla önem vermeyi düşünüyoruz. Onun için test sayısını fazlalaştırdık. Üniversitelere "bölümünüze hangi kombinasyonla öğrenci almak istiyorsunuz" diye sorduk. O bilgiler geldi, arkadaşlar o bilgiler üzerinde çalışıyorlar. Mesela, psikoloji bölümü hangi kombinasyonla öğrenci alacak, Türkçe, matematik, sosyal ne kadar olacak, bunlar yüzde olarak belirlenecek ve bir profil ortaya çıkacak. "Şu bölüm şu puanlarla öğrenci alacak" denilecek. Öğrenci o testlerden ilgili olanı seçeceği için büyük bir ders yükünün de altında kalmayacak. Bütün derslere aynı şekilde hazırlanmak gibi bir durumla karşılaşmayacak. İstediği dal hangi dersleri almasını gerektiriyorsa, o testleri alıp yoluna devam edecek. Eskisine nazaran son derece çağdaş bir sistem.
 
GEÇİŞE İMKAN VERİLECEK
 
Sistem gelecek yıl tam olarak uygulanabilecek mi?
 
Evet, önümüzdeki yıldan itibaren uygulanacak. Bildiğiniz o klasik problemlerden hiçbir tanesi olmayacak, ağırlık olmayacak, alan sınırlaması olmayacak. Öğrenciler başarılı oldukları alanda okuyacaklar. Bir öğrenci psikolojiden biyolojiye mi gitmek istiyor, gidebilecek. O tür geçişlere imkan verecek bir sistem yaratmak zorundayız ve bu sitemi yaratmak için uğraşıyoruz.
 
ZAM ENFLASYON KADAR
 
Harçlara yapılan zam oldukça tepki gördü, zam oranını nasıl belirliyorsunuz?
 
Ülkedeki enflasyon ne kadarsa artışı kararlaştırırız. Enflasyon yüzde 8 civarındaydı, biz de harçlardaki artışı yüzde 8 yaptık.
 
Ama 2. öğretimdeki harçlar yüksek...
 
İkinci öğretimde, harçlara hiçbir zaman YÖK karar vermiyor. Üniversitelerden teklif geliyor biz sadece onaylıyoruz.
 
YÖK Ü SİYASETTEN UZAK TUTMAK İSTİYORUZ
 
Ergenekon Soruşturması çerçevesinde bazı akademisyenler gözaltına alındı, bazıları tutuklandı...
 
Ben bu konulara girmiyorum. YÖK ü gerçekten siyasetten uzatmak istiyoruz. Bizden önceki 12 yıla bakarsanız, bu dönem hep hükümetlerle kavgalı geçti. Bundan ne kazandık? Hiçbir şey kazanmadık. YÖK ün hali ortada, YÖK alt yapısı bile olmayan bir kurum haline geldi. Arabası, servis araçları, çalışanların özlük hakları pek çok ihtiyacı karşılanmamış, unutulmuş. Siyasetle uğraşıp, onunla bununla kavga etmek yerine, biz gerçekten bilimsel olan konularla ilgilenmeye, üniversitelerimizi de o bilimsel mecraya çekmek istiyoruz. O yüzden siyasi konulardan özellikle uzak duruyorum.
 
VAKIF ÜNİVERSİTELERİ
 
Vakıf üniversitelerinin kurulmasında özellikle mali açıdan yeni yükümlülükler getirdiniz, neden böyle bir düzenlemeye ihtiyaç duydunuz?
 
Üniversite açacaklardan, 15 trilyon, meslek yüksek okulu açacak olanlardan 5 trilyon civarında mal varlığı istiyoruz. Bunu yapmak zorundayız. Neredeyse birazcık parası olan herkes vakıf üniversitesi açma kararı alıyordu. Bu geleceği belli olmayan üniversitelerin açılmasına sebep olabilirdi. Elimizde 15 tane bekleyen vakıf vardı, 7 si o şartı karşılayamadı, sayı yarı yarıya düştü. Sürdürülebilir olmasına önem veriyoruz. Bu okullar kalıcı olsun istiyoruz, bunlar da vakıfların güçlü olmasına bağlı.
 
Mesleki eğitime çok önem verildiği söyleniyor, bu biraz lafta mı kalıyor?
 
Mesleki teknik eğitiminin yeniden yapılandırılmasıyla ilgili 2 boyutta çalışma yapıldı. Meslek yüksek okullarında iki yıl, dört sömestr olan okulları iki yıl, altı sömestre çıkarmayı planlıyoruz. Bu altı sömestrin üçünün okulda, teorik derslerde, kalan üç sömestrin de pratikte, sanayide, uygulamada geçmesini düzenlemek istiyoruz. Bu süre içinde staj yapacak öğrencilere asgari ücretin üçte biri, ya da yarısı kadar ücret verilmesini ve sigortalanmalarını sağlamayı düşünüyoruz ki program başarılı olsun. Meslek yüksek okullarına imtihansız geçişi kaldırdık. Okullar bu değişikliklerle birlikte endüstrimizin ve ekonomimizin ihtiyacı olan nitelikli ve nicelikli insanları mezun edecekler. Bence Türkiye nin en önemli projelerinden bir tanesi budur.
 
TEKNOLOJİ FAKÜLTELERİ
 
Mevcut okullar yeterli mi bunun için?
 
Bizim meslek yüksek okul düzenlemelerinden daha çok yapmak istediğimiz, Türkiye de daha önceden de kurulmaya çalışılmış, fakat bugüne kadar kurulamamış teknoloji fakültelerini kurmak. Bu fakülteler "uygulama mühendisleri" denilen mühendisleri üretecekler. Bunu yapabilirsek Türkiye nin önü gerçekten açılacaktır. Belki de Türkiye ye en büyük katkımız 4 sene içinde bu okulları kurup, mezun vermelerini sağlamaktır. Bunlar yeni, biraz da pahalı yapılar olacak, birazcık özen göstermeniz gerekiyor. Klasik eğitime nazaran herhalde öğrenci maliyeti üç misli olacak.
 
GÖREV SİZİN HOCAM
 
YÖK Başkanı olmayı bekliyor muydunuz? Süreç nasıl gelişti?
 
32 tane cv toplanmış. Eleye eleye iki kişi kalmış. Ondan sonra bir şekilde mülakat yapıldı. Cumhurbaşkanımızl ile tanıştırıldım, bir saat konuştuktan sonra "görev sizindir hocam" dedi. Cumhurbaşkanımızı da Başbakanımızı daha önceden tanımıyordum. Hiç hazırlığım yoktu
 
YÖK Başkanlığı için bir hazırlığınız var mıydı?
 
İşin en kötü tarafı da buydu zaten, hiçbir hazırlığım yoktu. Öğretim üyesi olduğum için haliyle neler olup bittiğini biliyordum, ama önceden haberim olsaydı belki neler yapabilirim diye bir hazırlığım olabilirdi. Herhangi bir öğretim üyesi bu görevi üstlenebilir ve altından kalkabilir.
 
Sizden önceki YÖK başkanlarıyla hiç görüştünüz mü?
 
Sadece Erdoğan Teziç Hoca ile görüştüm. Teziç Hoca, ben makama oturduktan 15 dakika sonra beni aradı.
 
YÖK YASASI DEĞİŞECEK
 
Artık iyice alıştınız sanırım görevinize, 2547 sayılı YÖK Yasası nı değiştirmeyi düşünüyor musunuz?
 
YÖK Kanunu, anayasa gibi önemli kanunların değiştirilmesi gündeme gelince toplumda büyük tartışmalar çıkıyor. Bu tartışmalar bazı kırılmalara neden oluyor. Nokta atışı yapacağız. 2547 tamamen değiştirilmeyecek, küçük küçük gelecek değişiklikler.
 
YÖK Başkanı olduktan sonra size göre mevzuatta yapılan en önemli değişiklik nedir?
 
Öğretim elemanı alımıyla ilgili yönetmelikte çok önemli bir değişiklik yaptık. Bu, Türkiye nin 15-20 yılını içine alacak. Torpile, sübjektif değerlere açık olan bütün noktaları kaldırdık.
 
BÜROKRATA YENİ İMKAN
 
Yeni üniversiteler açılıyor, bu üniversitelerdeki akademisyen ihtiyacı nasıl karşılanacak?
 
5 yıl bir sıkıntı yaşanabilir. Bunun için de çeşitli tedbirler aldık. Üniversiteler yurt dışından öğretim üyeleri getiriyor. Milli Eğitim Bakanlığı ile YÖK bu yıl bin 400 civarında öğrenci, daha sonraki yıllarda da biner öğrenci olmak üzere 5 inci yılın sonunda 5 bin 400 öğrenciyi yurtdışına yollayacak. TÜBİTAK, doktora için senede bin kişi yollama kararını almıştı. YÖK de bu yıl 140 öğrenciyi gönderecek. Emeklilik yaşını, yeni açılan üniversitede çalışma şartı ile 67 den 72 ye çıkardık. Böylece 5 yıllık bir zaman da oradan kazandık. Bunun yanında Meclis te hem Tam Gün hem de Döner Sermaye Kanunu var. Döner Sermaye Kanunu nun içine dışarıdan anlaşmalı öğretim üyesi çalıştırma şartını koyduk. Üniversiteden ayrılmış, bürokraside çalışır durumda olanlar bir, iki ders vermek için tekrar üniversiteye kazandırılabilir.
 
(Bugün)
 
Yorum - Tartışma - Soru - Cevap
Bulunduğunuz Sayfayı PAYLAŞIN !
Sınav mı zordu, eğitimin mi kalitesi düştü?
Tarih      14-07-2009 tarihinde gönderildi.
Yorum Ekle !   Bu habere yorumunu ekle !

Kategori Haberleri
Anasayfa
Üye Ol
Görüntülü Dersler
Kurslar Dershaneler
Anasayfa
Üyelik
Görüntülü Dersler
Kurs Rehberi
Web Dershanesi
Eglence Oyun
Anketler
Foto Galeri
EDershane
Eglence
Anketler
Galeri
Arsiv Arama
Sinav Takvimi
Reklam Iletisim
İlginç Bilgiler Ansiklopedisi
Arsiv Arama
Egitim Ajandasi
Reklam Iletisim
İlginç
Bilgiler
Köşe Yazıları
ANKET
Fatih projesi..
günümüz teknolojisini eğitim ortalarına getirecek çok önemli bir adım
bir şey değiştirmeyecek, önemli olan öğretmenlerin beceri ve bilgisidir
bir yandan bilişim teknolojileri dersi kaldırılırken bu proje çok samimi ve akılcı göünmüyor
öğretmenler bu eğitim teknolojilerini kullanabilecek yeterlilikte değil
birilerini zengin edecek
Foto Galeriden..
 
Foto Galeri
 
Kurs Rehberi
Şehir
Kurs Türü
Kurs Ekle
Bugünkü Gazeteler
Üye Giriş
 
Ilginç Bilgiler
 Eski insanlar tuvaletlerini nasıl yapıyorlardı?
 Bozuk paraların kenarları niçin tırtıllıdır ?
 Uyku nedir ?
 Deniz suyu niçin tuzludur ?
 Ayna kırılması niçin uğursuzluk getirir ?
 Erkek ve kadınların el yazıları farklı mıdır ?
 Niçin her insanın sesi farklı ?
 İnsanlar yiyeceklerini niçin pişirerek yerler ?
 Fotoğraflarda gözler niçin kırmızı çıkıyor ?
 Niçin böcek yemiyoruz ?

Anasayfa   Egitim  SBS   ÖSS   DGS   KPSS   KPDS-ÜDS   ALES   AÖF   Yüksekögretim   E-Dershane  Kurs Rehberi   İlginç Bilgiler Ansiklopedisi  Fotogaleri  Eglence   Reklam & Iletisim 
Gizlilik Sözlesmesi - Kullanim Antlasmasi
Web Dershanesi ucretsiz KPSS Kursu Dersleri Webmasterim.Com Sinava Hazirlik Bizim Yemekler - Yemek Tarifi Sitesi