Belirli bir özelliği ölçmek için hazırlanmış ve üzerinde birimleri hep aynı cinsten koyulmuş bir ölçme aracını tanımlar. Başlıca ölçek türleri şunlardır: Þ

 

1) SINIFLAMA (Adlandırma-Gruplandırma-Kategorileme) ÖLÇEKLERİ Þ Sınıflama ölçeği nesneleri belli bir yönden benzeyip benzemediklerine göre sınıflandırmaya dayanır. Nesneler arasındaki farklılıklar ve benzerlikler çok kaba biçimde belirlenir. Gözlemin en basit biçimidir. Bu ölçekte nesneler sınıf, tip ve kategorilere ayrılır. Bu ölçek eğitimde nadiren kullanılır. Bazı tanımlayıcı nitelikler (göz ve saç rengi gibi) insanların yaşadığı coğrafi bölgeler, matematiksel olarak yalnızca elimizde FREKANSLAR VARDIR.

Dolayısıyla frekanslara dayalı analizler dışında bir çok matematiksel işlemi yapmak anlamsızdır.

Örn: Elmalarla armutların ortalamasını alamayız.

ÖRNEKLER: * İnsanları medeni durumlarına göre evli, bekâr, dul, boşanmış şeklinde   ayırmak

   * Cinsiyete göre kadın, erkek

  * Tenlerine göre esmer, sarışın

  * Derse gelenler, gelmeyenler

  * Gözlük takanlar, takmayanlar

  * İllere plaka numarası verilmesi

  * Kısa ve uzun boylu öğrencileri ayırma

  * Kişileri dinlerine ve mesleklerine göre ayırma .

NOT: Þ Adlandırma ölçeğinin başlıca iki özelliği vardır Þ SİMETRİKLİK-GEÇİŞLİLİK

Örn: Bir akraba sınıfını ele alalım Aslı Burak’ın akrabası ise Burak’ta Aslı’nın akrabasıdır. Bu ilişkiye SİMETRİKLİK adı verilir. A = B Þ B = A

Öte yandan Aslı Burak’ın kardeşi, Burak’ta Ceylanın kardeşi ise o zaman Aslı’da Ceylan’ın kardeşidir. Yani A = B, B = C Þ A = C Bu ilişkiye GEÇİŞLİLİK adı verilir.

NOT: Þ Her bir grubu bir sayı ile ifade edersek, örneğin kadınlara 1, erkeklere 2 dersek sınıflama ölçeği ile ölçme yapmış oluruz.

2) SIRALAMA (DERECELEME) ÖLÇEĞİ Þ Nesneleri belli bir özelliğe sahip oluş miktarı bakımından sıraya koymakla elde edilir. Yani bu ölçek niteliklerin belli bir boyutta büyükten küçüğe, küçükten büyüğe, iyiden kötüye veya kötüden iyiye doğru sıralanması ile elde edilir. Bu sıralar sayı ile ifade edileceği gibi birinci, ikinci, üçüncü vb. sıfatlarda da ifade edilebilir; pekiyi, iyi, orta, geçer, kalır gibi…

Bu tür ölçeklerde öğrencilerin tüm grup içindeki yeri belirlenmektedir. Birinci, ikinci, üçüncü… gibi numaralar öğrencilerin grup içindeki yerini belirlemede kullanılabilir. Bu ölçekte nesnelere verilen semboller (sayılar) nesnelerin belli bir özelliğe, birbirine göre daha az yada daha çok sahip olduğunu belirtir.

Fakat sıraları gösteren sayılar arasındaki farklar özelliğe sahip oluşun ve nesneler arasındaki farkın miktarını yansıtmaz. Örn: Başarı sıralamasına göre veya boy uzunluğuna göre 2. öğrencinin 4. öğrenciden 2 birim daha üstün olduğu söylenemez. Bu yüzden bu tip ölçeklerden elde edilen veriler üzerinde ORTANCA (medyan) bulunabilir. Yüzdelik hesapları yapılabilir, sıra farkları korelasyonu da hesaplanabilir.

Bu ölçek türüne de dört işlemi uygulamanın bir anlamı yoktur çünkü rakamların matematiksel anlamı yoktur. Sadece özelliğin azlık-çokluk; büyüklük-küçüklük sırasını verir.

Sıralamada sıfırın anlamı yoktur.

ÖRNEKLER :

 * Üniversiteyi 1. tercihimde kazandım.

 * Öğrencilerin boy sırasına konulması…

 * Sınav notlarına göre sıralama yapma…

 * Sınıftaki en başarılı ilk 5 öğrencinin belirlenmesi 1. 2. 3. 4. 5. …

 * Okulların üniversiteye giriş sınavı sonuçlarına göre sıralanması,

NOT: Bu ölçek türüyle elde edilen ölçme sonuçları arasında iki türlü ilişki vardır: GEÇİŞLİLİK ve ASİMETRİKLİK

3) EŞİT ARALIKLI ÖLÇEKLER Þ Nesnelerin belirli bir başlangıç noktasına göre ve belli bir özelliğe sahip oluş derecesi bakımından eşit aralıklarla sıralanmasıdır. Eşit aralıklı ölçek birimlerde eşitliğin sağlandığı ve sıfırın tanımlanmış olduğu ölçek türüdür.

Örn: Termometre-Takvim-Santigrat-Fahrenayt. Termometre sıfırı gösterdiğinde sıcaklık gerçektende sıfır değildir. Aslında belli bir sıcaklık vardır ancak hem termometrenin geliştiricileri hem de kullanıcıları sıfır olarak tanımlanan noktayı başlangıç olarak kabul etmişlerdir.

Örn: Sıfır noktası olarak kabul ettiğimiz İSA’nın doğumu aslında tarihin başlangıç noktası değildir. Bu nokta herkesin sıfır noktası olarak kabul ettiği noktadır.

Görüldüğü gibi bu ölçekte başlangıç noktası (0) tanımlanmıştır. Sıfır noktası keyfidir ve eşit aralıklarla bölmelenmiştir. Bu yüzden eşit aralıklı ölçeklerde ölçümlerin birbirine oranlanması anlamlı değildir yani termometre ölçeği ile 10 °C olan sıcaklığın 5 °C olan bir sıcaklıktan 2 kat fazla olduğunu söylemenin bir anlamı yoktur.

Bu ölçekte elde edilen veriler üzerinde sınıflama ve sıralama ölçeklerinden elde edilen veriler üzerine yapılanlara ek olarak ARİTMETİK ORTALAMA, STANDART SAPMA, PEARSON-MOMENTLER ÇARPIMI KORELASYON KATSAYISI hesaplanabilir.

ÖRNEKLER: * Termometre, Takvim, Saat, Sınav…

  * Hava sıcaklığının 20 °C olarak belirlenmesi,

  * Bir öğrencinin eğitim dersindeki başarısı,

  * Bir öğrencinin tarih dersine olan tutumu

 

4) ORANLI ÖLÇEKLER Þ Başlangıç noktası gerçek sıfırı yani yokluğu gösteren, birimleri eşit ve birimleri arasında oransal ilişki kurulabilen ölçekler oranlı ölçeklerdir. Bu ölçeğin öncekilerden üstünlüğü SIFIR’ın (0) gerçek anlamda yokluğu ifade etmesidir. Yani başlangıç noktası olan SIFIR NOKTASI gerçek bir SIFIR NOKTASIDIR. Uzunluğun ve ağırlığın ölçülmesi bu tür ölçeklerle yapılır. ÖRN: Ali 60 kg ve Ayhan 30 kg ise Ali’nin ağırlığı Ayhan’ın ağırlığının iki katıdır, denilebilir.

Ölçme sonuçları üzerinde her türlü MATEMATİKSEL İŞLEM yapılabilir. METRE, KİLOGRAM gibi ölçme araçları bu tür ölçek esasına göre geliştirilmiştir.

NOT: Dört ölçek türünden en yaygın olarak kullanılanları eşit aralıklı ve sıralama ölçeklerdir. Eğitimsel ve psikolojik ölçmelerde en çok kullanılan ölçekler yine sıralama ve eşit aralıklı ölçeklerdir.

NOT: Bu dört ölçek grubunu istatistiksel uygulama için iki grupta toplayabiliriz. Sınıflayıcı ve sıralayıcı ölçeklerle elde edilen veriler ve değişkenler NİTEL; buna karşılık eşit aralıklı ve ORANLI ölçeklerle elde edilen veriler ve değişkenler ise NİCEL olarak sınıflandırılabilir.

NOT: Ölçme düzeyi SINIFLAYICIDAN ORANLI’ ya doğru kuvvetlenmektedir.

ÖLÇÜM: Þ Ölçme sonucudur. Başka bir ifade ile ölçme işlemi sonucunda elde edilen sayı veya semboldür. Örn: Bir öğrencinin bir sınavdan almış olduğu puan bir ölçümü ifade etmektedir. Yani ölçüm ölçme işlemi bittikten sonra elde edilen niceliktir.

ÖLÇÜT: Þ Ölçümler hakkında bir karara varırken kullanılan kriterlerdir. Örn: Bir öğrencinin başarılı sayılabilmesi için istendik davranışların % 50 sini kazanmış olması, % 30’dan fazla devamsızlık etmemiş olması yada geçme notu 100 üzerinden en az 45 olanların başarılı olması, sayılması gibi…

 

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

 

 
 
%d blogcu bunu beğendi: